Hekim Hakları Derneği İ.Ü Rektörü Prof Dr Yunus Söyleti Ziyaret etti
Dernek Genel Sekreteri Uz Dr Mustafa Güveli'nin konu hakkında yazdığı ve
http://www.saglikgundemi.com/ sitesinde yayınlanan yazıyı aşağıda ilginize sunuyoruz.
Hekim Hakları Üniversitede!
Geçen hafta Hekim Hakları Derneğinin Yönetim Kurulu olarak İstanbul Üniversitesi Rektörünü ziyarete gittik . Aynı zamanda Derneğimizin kurucu üyesi de olan Prof Dr Yunus Söylet'e hekimlerin çok ezildiği bu dönem hakkında görüşlerini sorduk. Tamgün Yasasını biz hekimler açısından sorduk ama o, tüm üniversitenin rektörü olarak, doktorlara zulmedildiğini kabul etmekle beraber, durumdan oldukça memnun olduğunu söyledi. Zira tıp fakülteleri dışındaki fakültelerde hocaların bir çoğunun derslerine bile uğramadıklarını söyledi. İlginç geldi. Demek uğramıyorlardı okula. "Doktorlar ne yapıyor peki?" dedim. Uğruyorlarmış ama yarım gün. Karşılığında da 900-1000 lira maaş alıyorlarmış. "Bu paraya çok bile kalıyorlar" dedim. Hayatının en az 30 yılını mesleğine vermiş birini bu paraya, bu kadar çalıştırıyorlarsa şükretsinler.Peki üniversitede tam zamanlı çalışsa ne kadar alacak bir üniversite profesörü? Belki 2500-3000 lira. Oysa özelde çalışırsa, tek bir günde belki 1000 lira ya da daha fazla kazanabilecek. O halde neden tam zamanlı çalışsın? Yarım gün gelir dersi varsa anlatır. Asistanlarına işlerini verir ve dışarı gider. Bu matematik ve mantık kuralları çerçevesinde böyledir.
Sayın Söylet "tamgün"den rektör olarak memnun, ancak ekliyor "ama hekimler çok eziliyor. Diğer öğretim üyeleri sadece derse geliyor. Haftada bir gün yada birkaç saat geliyor sonra üniversiteye uğramıyorlar" diyor.
Tamgün Yasası hekimlerin alma ihtimali olan paralar üzerinden tartışıldı. Sayın Bakan"17.000 lira alacak bir üniversite profesörü" diyor . Tam bir Nasrettin hoca hikayesi. Ekilen dikenler büyüyecek, koyunlar geçecek, takılan yünler toplanacak, eğirilip yün yapılacak ve sonra satılacak, kazanılan paradan hekimlere büyük paralar ödenecek. Belki bir hekim bir başbakandan daha çok para kazanacak, tabi dikenler büyürse, koyunlar geçerse ve yünler takılırsa. Görünen o ki, bahsedilen tavan paraları kazanmak için hekimlerin yedi gün, yirmidört saat çalışmaları gerekiyor, yani canları çıkana kadar....
Sayın Söylet başka bir şey daha söyledi. Bunu dikkate almak gerekiyor bence. "Tam güne karşı değiliz ama kıymetli hocalarımızla yeni bir sözleşme biçimi olsun. Tam gün dayatmacası ile onları tam olarak kaybetmek istemiyoruz. Hiç bir bedel olmadan üniversite havasını teneffüs edeyim, bildiklerimi öğreteyim diyenler var, onları bari istihdam edebilmenin bir modeli bulunsun" diyor.
Bence de bulunsun. Ama sayın Bakan ve Başbakan aklına koymuş. Muayenehanesi olan her doktor potansiyel olarak hastasını soyan, muayenehanesine yönlendiren kişidir. Dolayısıyla muayenehaneler kapanırsa sorun çözülür. Sanıyorlar mı ki hastasının parasına göz dikmişse, hekim onu almanın yolunu bulmaz, bulamaz. Bugün gelinen noktada sadece bir takım para ilişkilerini yer altına itmiş oldular. Hakkıyla ve namusuyla çalışanları da ya kaybedecekler, ya da çok üzdüler ve üzecekler. Haberleri olsun.